Burak Tepe

Moleküler Biyoloji ve Genetik

“Bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olarak kendimi ne kadar sanslı hissettiğimi asla yeterince anlatamam. Böyle hissedeceğimi bu okula gelmeden hiç tahmin bile edemezdim. Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümüne başlayan öğrenciler dünyaya açılmaları gerektiğini bilerek tercihlerini yapmalılar. Ancak doğal olarak “ben zaten yurtdışına açılmak istiyorum, orda kendimi geliştirip bilim adına önemli araştırmalar yapmak istiyorum ve birgün ülkeme dönüp ülkemde de bu araştırmaların hızlanmasına önayak olmak istiyorum“ diyen birisi için burası bir fırsat olacaktır.” Bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olarak kendimi ne kadar sanslı hissettiğimi asla yeterince anlatamam. Böyle hissedeceğimi bu okula gelmeden hiç tahmin bile edemezdim. Ancak sonraları çevremden aldığım tepkiler olsun, yakaladığım fırsatlar olsun, beni diğer üniversitelerin öğrencilerinden farklı bir konuma getirmişti. Ben açıkcası sadece puanım tuttuğu için tercih etmiş bulundum, kararımın ne kadar doğru olduğunu zaman içinde anladım. Ben ilk olarak hangi bölüm olursa olsun öğrencilerin ilk olarak Boğaziçi Üniversitesini tercih etmelerini tavsiye ederim. Boğaziçi mezunu sıfatı onlara çok şey kazandıracaktır. Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü (MBG) hakkındaki fikirlerime gelirsek. ilk olarak itiraf etmem gerekir ki bizim bölüm diğer üniversitelerdeki eşdeğerlerinden çok daha zor ve zaman gerektiriyor. Yani öğrencilerin birkaç hobilerinden vazgeçmeleri ya da çok programlı yaşamayı öğrenmeleri gerekmekte. Ancak bu bölüm olabildiğince çok sey öğrenmeyi gerektiren ve her gün insanın kendini geliştirmesi gereken bir bölüm olması, bu kadar zor olmasını bir avantaja dönüştürüyor. Türkiyede bu konu hakkında en çok bilgiyi ancak Boğaziçinde öğrenebilirsiniz. İkinci söylemem gereken, MBG’ye başlayanların yurt dışında yaşamayı göze almaları gerekmektedir. Bunun en büyük sebebi maalesef Türkiye’de araştırmaya yeterince önem verilmemesi sebebiyle ortaya cıkan çalışma alanlarının kısıtlı olması. Yani mezun oldukdan sonra doktoranızı alabilir ve sonra alakasız bir alanda işe girmek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle öğrenciler dünyaya açılmaları gerektiğini bilerek tercihlerini yapmalılar. Ancak doğal olarak “ben zaten yurtdışına açılmak istiyorum, orda kendimi geliştirip bilim adına önemli araştırmalar yapmak istiyorum ve birgün ülkeme dönüp ülkemde de bu araştırmaların hızlanmasına önayak olmak istiyorum“ diyen birisi için bu bir sorun değil bir fırsat olacaktır. Sonuc olarak ben şans eseri, bilmeden bir tercih yaptım ama sonunda yaptığım tercihten memnun kaldım ve hatta başka bir alan ya da bölüm seçsem muhtemelen bu kadar memnun olmayacaktım. Herkese tavsiye ederim.