Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü İzmir’in hikâyesini dijitale taşıyor

Photo: 

Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nün 2019-2020 eğitim prodüksiyonu olan “Sandığımdan Hikâyeler” video serisi izleyiciyle buluştu. Geçtiğimiz yaz döneminde İzmir’in 1830-1930 yılları arasındaki toplumsal yapısı üzerine tarihsel bir araştırma yürüten BÜFK üyeleri, “Sandığımdan Hikâyeler”de bu araştırmadan yola çıkarak 1908-1922 yıllarının İzmir’indeki bir müzikhole uzanıyor ve müzikholü ve sakinlerini öyküler, danslar, şarkılar ve şiirlerle günümüze getiriyor.

“Buradaki karakterler ve olaylar gerçek öykülerden esinlenerek tasarlanmıştır. Hikâyemiz, hakikatin peşinde bir kurmacadır,” ifadeleriyle Sandığımdan Hikâyeler”i tanıtan Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BÜFK), 2019-2020 eğitim döneminin prodüksiyonunu pandemi şartları nedeniyle bu defa video serisi olarak seyirciyle buluşturdu

Eğitim prodüksiyonlarını her yıl olduğu gibi bu yıl da nisan ayında gerçekleştirmeyi planladıkları bir dans-müzik gösterisiyle seyirciyle buluşturmak istediklerini ancak pandemi nedeniyle gösterilerini online platformlara taşıdıklarını paylaşan BÜFK üyeleri, “Sandığımdan Hikâyeler” video serisini kulüp üyelerinin evlerinden gönderdikleri dans ve müzik materyalleriyle oluşturdu.

 “Evlerin salonlarında, odalarda, dar alanlarda dans videoları çekilip müzik kayıtları alındı. Bu süreçte en çok çaba sarf edilen  konu herkesin imkânları dahilinde katkı sunabileceği bir çalışma modeli oluşturmaktı. Nihayetinde ortaya çıkan bu ürün teknolojiye erişimi mümkün kılan ve sanatsal üretime alan açabilen ev ortamlarıyla sınırlı. Video kurgusu aracılığıyla izleyenleri bir gerçekliğe davet etsek de öyküde anlatılan dönemin koşulları bir yere kadar yansıtılabildi.”

Yarı gerçek yarı kurgu bir tarihin hikâyesi

Farklı çekimleri ve kayıtları bir araya getirip dramatik bir çatı altında kurgulayarak yarı belgesel olarak da bilinen “docu-drama” formuna öykündüklerini paylaşan BÜFK üyeleri, bu formun kurmacayla gerçekliğin iç içe geçtiği bir form olduğunu kaydetti: “Smyrna’nın İzmir’e dönüşen öyküsü de biraz böyledir. Yarı gerçek yarı kurgu bir tarih… Biraz eşeledikçe bilinmeyen öyküler su yüzüne çıkmaya başlar, tıpkı Kayıp Atlantis gibi.”

“Sandığımdan Hikâyeler” sırasıyla “İzmir’in Hikâyeleri: Atlantis Müzikholü,” “Atlantis’in Sakinleri” ve “Sular Altında Atlantis” başlıklarını taşıyan üç bölümden oluşuyor. Video serisinin tamamını BÜFK YouTube hesabından izlemek mümkün.

“Sandıkların kilitleri açılır, tozlu rafların arasından bir güncenin yaprakları dökülür… O vakit duyulur kentin unutulmaz ezgileri. Zamanda yolculuk başlar. 20. asrın başından 1922’deki o büyük felakete dek yazılan Smyrna öyküleri çalınır kulaklara. Melina’nın sözcükleri dillenip Nina’nın nağmeleri duyuldukça okyanusun derinlerinde yeniden bir araya gelir müzikholün sakinleri. İşte o zaman su yüzüne çıkar Kayıp Atlantis.”

 

Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nün sosyal medya hesapları:

YouTube kanalı

Instagram hesabı

Twitter hesabı

Facebook hesabı