Boğaziçililerden enkaz altında canlı tespit eden İHA

Photo: 

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan İnsansız Hava Araçları Ar-Ge Topluluğu TeamMystic, toplumun faydasına yönelik insansız hava araçları geliştiriyor. Topluluğun güncel projelerinden biri olan Falcon projesi, özel radar sistemiyle arama kurtarma faaliyetlerini tam otonom şekilde gerçekleştirmeye yönelik tasarlandı. Arama kurtarma çalışmasını en kısa süreye indirgemeyi amaçlayan Falcon, maksimum 15 dakika içinde enkaz altında canlı olup olmadığını saptamış olacak. Alışılagelen yöntemlere göre 20 kat daha hızlı çalışacak sistemin kazazedelerin hayatta kalma şansını %500’e kadar artırması hedefleniyor.

Deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye’de ve kentsel dönüşüm projelerinin gündemindeki İstanbul’da arama kurtarma faaliyetlerinin niteliği giderek daha çok önem kazanıyor. Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinden oluşan TeamMystic isimli İnsansız Hava Araçları Ar-Ge Topluluğu, arama kurtarma çalışmalarının daha hızlı ve etkili olması için Falcon adını verdikleri bir proje geliştirdi.

Ultra Geniş Bant (UGB) radyo dalgalarını kullanarak insan kontrolüne gerek olmadan otonom çalışan İHA’larla canlı taraması yapmaya yönelik tasarlanmış olan Falcon projesi, arama kurtarma işleminin daha hızlı ve daha efektif yapılmasını sağlayacak. 15 dakika içerisinde kazazedelerin tamamının yerini derinliğe göre bulabilen ve kazazedeyi hareket edip edemediğine göre de niteleyebilecek olan proje alışılagelen yöntemlere göre 20 kat daha hızlı çalışacak. Doğru arama-kurtarma stratejisinin oluşmasını sağlayacak Falcon’un kazazedelerin hayatta kalma şansını %500’e kadar artırması hedefleniyor.

Proje ekibi Makine Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Erol Kayataş ve Türkü Açar, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri Kaan Dura ve Ömer Faruk Toktaş’tan oluşuyor. Ekibin danışmanlığını Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Çelik üstleniyor.

Proje hakkında bilgi aldığımız Erol Kayataş, “Hedef alana bir radyo dalgası gönderilecek ve radyo dalgalarından gelen yansımalara göre de analiz yapılacak. Analiz enkaz altındaki canlı varlığını ortaya koyan bir görüntü oluşturacak. Tüm bu işlem insansız hava araçları tarafından yapılacak, yani insan kontrolünden tamamen çıkartılarak daha hızlı sonuç almak mümkün olacak” ifadeleriyle projelerini tanıttı.

“Radarla birlikte enkaz altına İHA’larla inen ilk proje”

Dünya üzerinde insansız hava araçlarının sadece yüzey üzerinde arama kurtarma yapmak için kullanıldığını belirten Kayataş, “Enkaz altındaki arama kurtarma çalışmaları her yerde manuel yapılıyor, radarla birlikte enkaz altına insansız hava araçlarıyla inen ilk proje biz olacağız” ifadelerini kullandı. Mevcut arama kurtarma çalışmalarından farklı olarak Falcon projesinin radarların otonom çalışmasını sağlayacağını vurgulayan Erol Kayataş, şunları ekledi: “Şu an bizim kullandığımız radara eşdeğer bir radar ancak insan kontrolünde kullanılabiliyor, insanların bunu nasıl kullanacağını bilmesi ve sistemin kaza alanına taşınması gerekiyor. Bu da maliyeti artırıyor, biz arama kurtarma işlemini tamamen otonom kontrole indirdik. İnsansız hava araçlarının otonom kullanılması zaten yapılmakta olan bir şeydi. Biz de doğrudan radar üretmeye çalışmak yerine var olan sisteme radar ve sensör grubundan veri alışını sağlayacak şekilde entegre ettik.”

Projenin sadece enkaz alanlarında değil gece ya da gündüz ormanlık alanlar da dahil herhangi bir bölgede arama yapmayı sağlayacağının altını çizen Erol Kayataş, “Enkaz alanının büyüklüğüne göre seçilecek İHA sayısıyla alan analizi yapılacak. Örneğin iki İHA’nın taramasının yeterli olacağı bir bölge söz konusuysa bu İHA’lar kendi arasında otonom paylaşımı yapıp tarama işlemini gerçekleştirecek ve anlık verileri merkezle paylaşacak” ifadeleriyle projenin çalışma prensibini aktardı. Uygun şartlar sağlandığında 22 metre derinliğe kadar tarama yapılabileceğini ekleyen Karataş, İHA’ların kaza bölgelerinde gerçekleşecek haberleşme sorunlarından da minimum şekilde etkileneceğini şöyle ifade etti: “Hücresel veri kullanılacağı ve 2G’ye kadar veri paylaşımı olacağı için kaza bölgelerinde gerçekleşecek altyapısal haberleşme sorunlarından çok etkilenmeyeceğiz.”

“1000 metrekarelik bir alan 15 dakika içinde taranabilecek”

Arama kurtarma işlemlerinde ne kadar çok geç kalınılırsa kazazedeleri kurtarma olasılığının o oranda düştüğünü dile getiren Erol Kayataş, Falcon projesiyle 1000 metrekarelik bir alan için 15 dakikada tüm canlıların yer bilgisinin sunulabileceğini belirtti: “15 dakika aslında en kötü senaryoda ortaya çıkan bir sonuç, daha kısa sürede de bu verileri verebiliyoruz. Enkaz alanı bir kare şeklinde değil bir spiral şeklinde taranacak, bu sayede de en kısa zamanda veriler alınabilecek. Şu anda sadece insan gücüne dayanan arama kurtarma çalışmaları yapılıyor, enkaz altındaki canlıların yeri tespit edilemediği için makineler de çalışamıyor ve kazazedelerin kurtarılma olasılığı düşüyor.”

2018 Eylül ayından beri çalışmalarını sürdüren TeamMystic adına Erol Kayataş, Falcon projesinin altyapısının ve prototip çalışmaları tamamlanmış olduğunu, test aşamasına geçebilmek için ise sponsor arayışında olduklarını belirtti. Kayataş, ayrıca ekip olarak önümüzdeki Eylül ayında düzenlenecek Teknofest İstanbul’a katılacaklarını ekledi.

Haber ve fotoğraflar: Kurumsal İletişim Ofisi