Cem Say’dan yeni kitap: Yeni Dünya Yeni Ağ

Photo: 

Zihnimizi bir bilgisayara yükleyip bedenimiz öldükten sonra yaşamaya devam edebilir miyiz? ‘’Alın yazısı’’ diye bir şey var mı? Evren nasıl ölecek? Bilgisayarın iki babası Turing ve Shannon’ın II. Dünya Savaşı’ndaki gizli görevleri neydi? İnsan makine midir? Yapay zekâ, bilişsel bilim ve kuramsal bilgisayar üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Cem Say, yeni kitabında evren, hayat ve insana dair merak edilen soruları tartışmaya açıyor.

 

 

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say, ‘’Yeni Dünya, Yeni Ağ’’ (Destek Yayınları, Mayıs 2020)  adlı yeni kitabında gezegenimizi saran yeni bilgi ağını, bilgi biliminin nasıl oluştuğunu ve hayatımızı nasıl değiştirdiğini anlatırken; bilimden sağlığa, varoluştan ölüme merak uyandıran konuları keyifli bir dille ele alıyor.  

2018’de ilk popüler bilim kitabı ‘’50 Soruda Yapay Zekâ’’da bilim insanlarının asırlardır aradığı ‘’düşünen makine’’ hedefini ve bilgisayarın icadından bu yana bu alanda alınan mesafeyi anlatan Cem Say, bu defa ‘’Bilgi Çağı’’ olarak adlandırılan sürecin bilimsel temellerini, doğayı anlayışımızı ve bu çağın yaşamımızı nasıl değiştirdiğini ele alırken gelecekte bizi nelerin bekleyebileceğine dair öngörülerini okurla paylaşıyor.

“Bu satırları yazdığım Covid-19 salgını günlerinde dara düşen insanlık yine ‘en hakiki mürşit’e, bilime sarıldı. Bu kitap bilimi daha geniş bir kitleye tanıtıp sevdirebilirse amacıma ulaşmış olacağım” diyen Prof. Dr. Cem Say kitabın sunuşunda okurlara şöyle sesleniyor: ‘’Büyük bir bilimsel buluşu hakkını vererek, okurların gerçekten işin özünü kavramasını sağlayacak şekilde anlatmanın bildiğim tek yolu, önce o buluşa giden yolu tarif etmek. Bilgi Devrimi’nin kapısını açan fikirler gökten zembille inmediler, yüzlerce yıl geriye uzanan bir keşifler zincirinin yeni halkaları olarak belirdiler’’. Bu düşünceden hareketle kitaba ‘’insanlığın maddenin yapıtaşları hakkındaki bir bilmeceyi çözmeye çalışmasının hikâyesiyle’’  başlayan Cem Say;  ‘madde nedir, bilgi nedir’ gibi temel sorularla birlikte gelen başka soruları, çağlarını değiştiren buluşlara imza atan bilim insanlarının yaşam öyküleriyle harmanlıyor.  Maddenin doğasından alın yazısı diye bir şeyin var olup olmadığına; evrenin nasıl öleceğinden kuantum kuramına biyoloji, psikoloji, ekonomi, tıp gibi insanı ilgilendiren farklı alanlar ve süreçlere ‘’Bilgi Bilimi’’nin gözlüğünden bakıyor.

İnsan beynini bir bilgisayar olarak düşünme fikriyle bağlantılı olarak ‘’Zihnimizi bir bilgisayara yükleyip bedenimiz öldükten sonra yaşamaya devam edebilir miyiz?’’ sorusunu ele alan Cem Say, bilgi teknolojilerinin gelecekte yaşamlarımızdaki olası etkilerini de tartışmaya açıyor.

Cem Say kitabında, bilgi çağında İnternet’in nasıl yapılandığı; bireylerin birbirleriyle ve devletleriyle olan ilişkisi ve bu süreçlerde kontrolün gerçekte kime ait olduğunu irdelerken; ekonomi alanına da bir bilgisayarcı gözüyle bakıyor ve para ile olan ilişkimize değiniyor. Paranın her geçen gün fiziksel varlık olarak varlığını kaybettiğine dikkat çeken Say, blok zinciri ve kripto para gibi kavramlarla değişen ‘’alışveriş ağı’’ dinamiklerini ele alıyor.

Bilgi bilimi ve yapay zekânın sağlıkla olan ilişkisine kitapta ayrı bir yer veren Say,  yapay zekâ teknolojisi sayesinde birkaç yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar çok miktarda biyomedikal verinin kişiselleştirilmiş ve beden üzerinde taşınabilen cihazlarda toplandığına dikkat çekiyor ve ‘’büyük veri ile hastayı gözünden tanıma’’nın mümkün olduğu bir sürecin çok da uzak olmadığını belirtiyor.

Zihnimizi bir bilgisayara yükleyip bedenimiz öldükten sonra yaşamaya devam edebilir miyiz? ‘’Alın yazısı’’ diye bir şey var mı? Evren nasıl ölecek? Bilgisayarın iki babası Turing ve Shannon’ın II. Dünya Savaşı’ndaki gizli görevleri neydi? İnsan makine midir? Yapay zekâ, bilişsel bilim ve kuramsal bilgisayar üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Cem Say, yeni kitabında evren, hayat ve insana dair merak edilen soruları tartışmaya açıyor.

 

 

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Say, ‘’Yeni Dünya, Yeni Ağ’’ (Destek Yayınları, Mayıs 2020)  adlı yeni kitabında gezegenimizi saran yeni bilgi ağını, bilgi biliminin nasıl oluştuğunu ve hayatımızı nasıl değiştirdiğini anlatırken; bilimden sağlığa, varoluştan ölüme merak uyandıran konuları keyifli bir dille ele alıyor.  

2018’de ilk popüler bilim kitabı ‘’50 Soruda Yapay Zekâ’’da bilim insanlarının asırlardır aradığı ‘’düşünen makine’’ hedefini ve bilgisayarın icadından bu yana bu alanda alınan mesafeyi anlatan Cem Say, bu defa ‘’Bilgi Çağı’’ olarak adlandırılan sürecin bilimsel temellerini, doğayı anlayışımızı ve bu çağın yaşamımızı nasıl değiştirdiğini ele alırken gelecekte bizi nelerin bekleyebileceğine dair öngörülerini okurla paylaşıyor.

“Bu satırları yazdığım Covid-19 salgını günlerinde dara düşen insanlık yine ‘en hakiki mürşit’e, bilime sarıldı. Bu kitap bilimi daha geniş bir kitleye tanıtıp sevdirebilirse amacıma ulaşmış olacağım” diyen Prof. Dr. Cem Say kitabın sunuşunda okurlara şöyle sesleniyor: ‘’Büyük bir bilimsel buluşu hakkını vererek, okurların gerçekten işin özünü kavramasını sağlayacak şekilde anlatmanın bildiğim tek yolu, önce o buluşa giden yolu tarif etmek. Bilgi Devrimi’nin kapısını açan fikirler gökten zembille inmediler, yüzlerce yıl geriye uzanan bir keşifler zincirinin yeni halkaları olarak belirdiler’’. Bu düşünceden hareketle kitaba ‘’insanlığın maddenin yapıtaşları hakkındaki bir bilmeceyi çözmeye çalışmasının hikâyesiyle’’  başlayan Cem Say;  ‘madde nedir, bilgi nedir’ gibi temel sorularla birlikte gelen başka soruları, çağlarını değiştiren buluşlara imza atan bilim insanlarının yaşam öyküleriyle harmanlıyor.  Maddenin doğasından alın yazısı diye bir şeyin var olup olmadığına; evrenin nasıl öleceğinden kuantum kuramına biyoloji, psikoloji, ekonomi, tıp gibi insanı ilgilendiren farklı alanlar ve süreçlere ‘’Bilgi Bilimi’’nin gözlüğünden bakıyor.

İnsan beynini bir bilgisayar olarak düşünme fikriyle bağlantılı olarak ‘’Zihnimizi bir bilgisayara yükleyip bedenimiz öldükten sonra yaşamaya devam edebilir miyiz?’’ sorusunu ele alan Cem Say, bilgi teknolojilerinin gelecekte yaşamlarımızdaki olası etkilerini de tartışmaya açıyor.

Cem Say kitabında, bilgi çağında İnternet’in nasıl yapılandığı; bireylerin birbirleriyle ve devletleriyle olan ilişkisi ve bu süreçlerde kontrolün gerçekte kime ait olduğunu irdelerken; ekonomi alanına da bir bilgisayarcı gözüyle bakıyor ve para ile olan ilişkimize değiniyor. Paranın her geçen gün fiziksel varlık olarak varlığını kaybettiğine dikkat çeken Say, blok zinciri ve kripto para gibi kavramlarla değişen ‘’alışveriş ağı’’ dinamiklerini ele alıyor.

Bilgi bilimi ve yapay zekânın sağlıkla olan ilişkisine kitapta ayrı bir yer veren Say,  yapay zekâ teknolojisi sayesinde birkaç yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar çok miktarda biyomedikal verinin kişiselleştirilmiş ve beden üzerinde taşınabilen cihazlarda toplandığına dikkat çekiyor ve ‘’büyük veri ile hastayı gözünden tanıma’’nın mümkün olduğu bir sürecin çok da uzak olmadığını belirtiyor.