Her Boğaziçili değişimin öncüsü!

Photo: 

Stanford Üniversitesi bünyesindeki Hasso Plattner Institute of Design tarafından sürdürülmekte olan The University Innovation Fellows programında bu yıl Mühendislik Fakültesi öğrencisi dört Boğaziçili yer aldı. Üniversite öğrencilerinin değişimin elçileri olmalarını sağlamak hedefiyle tasarlanan programa bu sene Avrupa, Amerika, Latin Amerika, Kanada başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden 198 öğrenci katıldı.

 

Mühendislik Fakültesi öğrencisi dört Boğaziçili öğrencinin katıldığı University Innovation Fellows programının direktörlerinden Humera Fasihuddin, ‘’Yükseköğretim süreci, günümüzde değişimin elçisi olacak öğrencilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Yaşadığımız global pandemi yüksek öğretim liderlerini ve kurumlarını eğitime bakış ve öğrencilerle iletişim anlamında yepyeni yollar bulmaya zorluyor. Üniversite öğrencileri ise bu belirsizliklere dolu dönemde bugünün eğitim deneyimini tasarlayan aktörlerden biri olarak çok özel bir fırsata sahipler. Aynı şekilde üniversiteler de öğrencileri eğitim süreçlerine daha fazla dahil etme imkanına sahip’’ görüşünü dile getiriyor. Programın diğer direktörü Leticia Britos Cavagnaro ise değişim öncülerine verilen eğitimlerle öğrencilerin okullarındaki değişim için fırsatları fark edebilmelerini amaçladıklarını belirterek; öğrencilere farklı deneyimler kazandırarak bu deneyimleri tasarım becerilerine dönüştürebilmelerini ve böylelikle geleceği şekillendirmelerine yardımcı olmayı hedeflediklerini ekliyor. Cavagnaro ayrıca değişimin öncüleri  olarak seçilen Boğaziçili öğrencilerinin bu programda Boğaziçi'ndeki inovasyon kültürüne katkıda bulunmak, girişimcilik bilgi ve yeteneklerini geliştirecek projelerde görev almak, sosyal inovasyon ekosistemini geliştirmek, günümüz dünyasına uygun yeni beceriler kazanmak, disiplinlerarası işbirliklerini teşvik etmek ve aynı zamanda öğrenciler ve üniversite yönetimi arasındaki ilişkileri geliştirmek  gibi farklı konularda projeler geliştirdiklerini ve bu projelerin hayata geçtiğini görmeyi  sabırsızklıkla beklediklerini belirtiyor. 

Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi’nin desteğiyle bu programa katılan Boğaziçililer Haluk Ziya Tercan, Oğuz Nuhoğlu, Zişan Özdemir ve Arda Ulutürk ise, ‘’Programa katıldığımız süreç boyunca üniversitemiz hakkında çeşitli araştırmalar yapıp okulumuzun güçlü ve zayıf yönlerinin farkına vardık. Ayrıca diğer okullardaki öğrencilerle network kurup onlarla iletişim içerisinde olduk. Okulumuzdaki inovasyon kültürünü güçlendirme motivasyonu olan herkesi projelerimiz üzerinde çalışmaya devam ediyoruz’’ diyorlar.

 

The University Innovation Fellows programına katılan Boğaziçililer deneyimlerini şöyle anlatıyor:

Sizleri kısaca tanıyabilir miyiz?

Ben Haluk Ziya Tercan. Okulumuzda İnşaat Mühendisliği 2.sınıf öğrencisiyim. Değişime meraklıyım ve değişimi yaratmak için gerekli yetenekleri öğrenmeye, uygulamaya çalışan bir öğrenciyim. Fire-Up ve University İnnovation Fellows programları sayesinde ilk adımlarını attığım iki projede aktif rol alıyor ve çalışıyorum. Aynı zamanda bir girişimde ürün geliştirme ve pazarlama alanında çalışıyorum.

Ben Oğuz. Endüstri Mühendisliği bölümünde 3. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda Ekonomi yandal programına kayıtlıyım. Hayat boyu beyninin analitik tarafını kullanmış biri olarak bu programa katılıp şu an bu soruları yanıtlıyor olmaktan çok mutluyum.

Ben Zişan, Kimya Mühendisliği bölümünde 3. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik üzerine staj yapıyorum. Şimdiye kadar çeşitli düşünce kuruluşlarında ve sosyal girişimlerde staj yapma ve sosyal etki odaklı projelerde yer alma fırsatı buldum. UIF programında da Boğaziçi’nde sosyal inovasyon kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan bir proje üzerine çalışmaktayım.

Ben Arda, Makina Mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. Hırslı ve değişimi seven birisiyim. Bu sürece kadar sürdürülebilir kalkınma amaçlarını temel alan birkaç projede çalıştım ve hayata geçirdim. UIF programına kendimi geliştirip arkadaşlarımla beraber okulumuzdaki inovasyon kültürüne katkı sağlamak amacıyla katıldım

University Innovation Fellows programına katılımınız nasıl gerçekleşti?

University Innovation Fellow (UIF) programı okulumuzun Girişimcilik Merkezi BRIGHT tarafından başlatılan ve aynı zamanda 2019 University Innovation Fellow’u Fatih Gözükara’nın projesi olan Fire-Up Değişim Öncüleri programının son aşamasında yer alıyordu. Fire-Up Değişim Öncüleri Programı’nda Stanford’da aldığımız eğitimlere benzer şekilde tasarım odaklı düşünme ve inovasyon konulu eğitimler aldık. Bu aldığımız eğitimleri Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’na entegre ederek projeler ortaya koyduk. Devamlılığın ve proje geliştirmenin önemli kriter olduğu bu programda son aşamaya kalan yaklaşık 20 kişi arasında değerlendirmeler ve mülakatlar gerçekleştirildi. Bu değerlendirmeler sonucunda dört kişi olarak University Innovation Fellows programına katılmaya hak kazansak da okulumuzdaki inovasyon kültürünü güçlendirme motivasyonu olan herkesle projelerimiz üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.

Bu program kapsamında ne gibi deneyimler kazandınız, programı nasıl değerlendirirsiniz?

Program, Oğuzhan Aygören hocamız ve UI guide’ımız Saleha Muhammad rehberliğinde iki ay süren eğitim ve proje odaklı bir süreçti. Bu süreçte bir girişim nasıl kurulur, bir proje için atılacak adımlar nelerdir gibi basit gibi gözüken ama çok kritik bilgiler öğrendik. Örnek vermek gerekirse 1 hafta boyunca bir proje hakkında beyin fırtınası nasıl yapılır, bir çözüme nasıl kolay ulaşılacağını öğrendik. Bizim için programın en güzel yanlarından biri ise okul için bir çözüm bulma imkanına sahip olmamızdı. Süreç boyunca üniversitemiz hakkında çeşitli araştırmalar yapıp okulumuzun güçlü ve zayıf yönlerinin farkına vardık. Ayrıca diğer okullardaki öğrencilerle network kurup onlarla iletişim içerisinde olmamız programın ayrı bir güzelliğiydi. Böylelikle projelerimizde diğer öğrencilere danışıp onlarla ortak bir paydada buluşabildik. Eğitimin son haftasında okulumuz yönetiminden ve çeşitli fakültelerinden değerli öğretim üyelerimizin de katılımıyla bir paydaş toplantısı düzenleyerek projelerimiz üzerine geri bildirimlerini ve görüşlerini aldık. Programın eğitim sürecinin sonuna gelsek de tecrübelerimizi ve öğrendiklerimizi üniversitemizde arkadaşlarımızla paylaşıp okuldaki inovasyon kültürünü geliştirme amacımız doğrultusunda önümüzde uzun bir yol var.

İnovasyon, girişimcilik, tasarımsal düşünme biçimi ve yaratıcılık  anlamında bu programın size ne gibi katkıları oldu? Bu katkıları Boğaziçi için ne yönde değerlendirmeyi planlıyorsunuz?

Programın eğitim sürecini tasarım odaklı düşünme sisteminin en iyi uygulayıcılarından olan d.school yürütücülüğünde ve 6 haftaya yayılmış bir şekilde almak, sistemi içselleştirmemizde önemli bir rol oynadı. Tasarım odaklı düşünme sürecinde; problemi yaşayan kitleyle birebir iletişime geçip deneyimlerini dinlemenin, sorunu tekrar ve tekrar tanımlayabilmenin, prototiplemenin, test etmenin ve gerekirse en başa dönmenin önemini anladık. Bu öğrenimlerimizle, sadece Boğaziçi öğrencilerinin değil, üniversitemiz mensubu herkesin katılımıyla inovasyon ve tasarım odaklı düşünme kültürünü üniversitemizde yaymak ve bu kafa yapısıyla herkesi çözümün bir parçası yapmak istiyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olarak değişim ve inovasyon kavramları sizlere ne ifade ediyor?

Boğaziçi Üniversitesi’nin Türkiye’de girişimciliğin ve inovasyonun en önemli merkezlerinden biri olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda öğrenciler olarak da değişimi ve yeniliği oldukça önemsiyoruz. Değişimi zamanı geldiğinde yapılması gereken zorunlu bir aktivite değil, hayatın olağan bir parçası olarak görüyoruz. Hızla değişen ve gelişen dünyada birçok alanda kendinizi sürekli yenilemeniz, trendleri takip etmeniz ve doğru uygulamaları hayata geçirmeniz yani değişmesi gerekiyor. Biz de aldığımız eğitimler sonucunda kendimizi “Değişim Öncüsü” olarak nitelendiriyoruz. Bu kavramı halihazırda yeniliğe oldukça açık olan Boğaziçi kültürüne kazandırarak her öğrencinin bir değişim öncüsü olmasını hedefliyoruz.

BÜ kampüslerinde yaşam, eğitim, sosyal imkanlar vb kapsamında  mevcut koşulları daha iyiye taşımak anlamında ne gibi önerileriniz var? Kısaca bilgi alabilir miyiz?

Her okulda olduğu gibi Boğaziçi Üniversitesi’nin de daha iyi hale getirebilir yönleri var. Bu yönleri iyileştirebilmek için çalışmalar yapılabilir ancak biz bu duruma biraz daha büyük çerçeveden yaklaşmaya çalışıyoruz. Doğrudan belli konularda çalışmak yerine öncelikle farkındalığı artırmak ve değişimin mümkün olduğunu anlatmak istiyoruz. Okulumuzdaki her bireyin gördüğü sorunları çözebilmek için harekete geçebilmesini istiyoruz. Projelerimizi de bu doğrultuda oluşturduk.

Örneğin projelerimizin birinde okulumuzdaki öğretim üyelerimizi, öğrencilerimizi, ve personelimizi bir araya getirerek iletişimi artırmak ve her katılımcıya farklı bakış açıları kazandırmak istiyoruz. Bir diğer projemizde sosyal inovasyon konusunda doğru paydaşları buluşturmayı ve öğrencilerin bu konudaki farkındalığını artırmayı amaçlarken, bir diğerinde okulumuzdaki karar alıcı mekanizmalarla iletişime geçerek inovasyon-değişim konularında eğitimler düzenlemek istiyoruz.

Ayrıca bir projemizde de öğrencilerimizin karar mekanizmalarında daha fazla yer alabilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Birlikte hareket etmenin ve farklı düşüncelerin değişimi güçlendirdiğine inanıyoruz. Okulumuzdaki değişim ve inovasyon kültürüne katkı sağlamak isteyen herkesi BRIGHT’a bekliyoruz!