Harun Tekin

2001 Felsefe & Psikoloji Mezunu
Müzisyen

Üniversitenin bir meslek edinme yeri olmadığını Boğaziçi Üniversitesinde geçirdiğim yılların sonunda anladım. Bu ilk bakışta tuhaf gelebilir, ama üniversitenin esas fonksiyonu, bir öğrenciyi bir meslek erbabına çevirmenin çok çok ötesindedir. Orada karşılaşmalar önemlidir, özellikle kendi gibi olmayanla olan karşılaşmalar. Farklı fikirlerle karşılaşmak, hele de ayarsız bir özgüvenle gelinmişse, çok öğreticidir. Öğrenmeyi öğrenmek, boş bir söz değil. Hele şimdi, 30 yıl sonra bildiğimiz mesleklerin en az yarısının tarih olacağı düşünülürse, Boğaziçi gibi gelenek sahibi ve her koşulda dünya standartlarının peşinde olan okulların değeri daha da artıyor. Şahsen 1996-2001 yılları arasında okulumuzun Felsefe ve Psikoloji bölümlerinde eğitim almış olmaktan çok mutluyum, eşit derecede mutlu olduğum başka bir şey de, okulum sayesinde pek çoğu da bana hiç benzemeyen çok değerli arkadaşlarla ve hocalarla tanışmış olmak. Şimdi daha da net görünüyor, kendimiz gibi olmayanla barış içinde yaşayabildiğimiz ortamlar medeniyeti tarif eder ve özgür akademinin varlığıyla yokluğu arasındaki fark da aslında bir ülke için geleceğin dünyasında olup olmamak kadar hayati bir farktır. Her türlü aklı zorlayan güçlüğe karşın Boğaziçi Üniversitesi bana ümit vermeye devam ediyor.