Özüm Habiboğlu

Elektrik Elektronik Mühendisliği

Boğaziçi Üniversitesi’ne kayıt yaptırdıktan sonra yaptığım ilk şey dershaneden üst dönemdeki arkadaşlarımın tavsiyesiyle ortaokuldan beri tutkuyla yaptığım kayak kulübüne (BUST) kaydolmak oldu. Bu kulüpte beni kuşkusuz en çok şaşırtan, mezun olmuş BUST üyelerinin kulüple olan bağlarını yıllar geçmesine rağmen koparmamış olmasıydı. Yurt içi-Yurt dışı kayak gezileri fark etmeksizin, yıl içerisinde yapılan kaynaşma etkinlikleri de dahil olmak üzere her zaman aramızdaydılar. Dağdaki ve iş hayatındaki  tecrübelerini tüm samimiyetleriyle bizle paylaştılar. Bu paylaşımların, ekipçe eğlenceli vakit geçirip yarışlarda takımca başarılar kazanmamızdaki rolü çok büyüktü. Okulda diğer kulüplerle etkileşime girdikçe eski mezunların sadece kayak takımında değil, daha birçok kulüpte de aktif olduğunu ve Boğaziçi’nden kopamadıklarını fark ettim. 

Bölümümdeki birçok arkadaşımın Boğaziçi’nde sunulan muazzam çeşitlilikteki yabancı dil fırsatlarını değerlendirdiğini görünce ilk dönemimin sonunda ben de okulda ikinci yabancı dil öğrenmeye başladım. Kısa bir araştırma sonunda okulumuzun bünyesinde bulunan Konfüçyus Enstitüsü’nde Çince dersleri almaya karar verdim. İlk haftalarda, enstitüdeki hocaların hepsinin Çinli olması “Ya iletişim kuramazsam?“ diye tedirgin etmişti ama hiç öyle bir sorunla karşılaşmadım, hepsi çok cana yakınlardı. Oradaki hocalar sayesinde bu dili sevdim. Sürekli birebir bizimle ilgilendiler. Enstitü, Elektrik-Elektronik Mühendisliği sınıflarıyla aynı katta olduğundan ders aralarında bile Çin’den  konuşma pratiği yapmamız için gelen gönüllülerle beraber olma fırsatı buldum. Bu saydıklarımın tümünün yardımıyla bir yıldan kısa bir süre içinde uluslararası geçerliliği olan HSK3 belgesi aldım(Hanban Standartlarına göre B1). Şu an hala Çince dersi almaya devam etmekteyim. Bu yaz enstitünün verdiği bursla bir aylığına Şangay’a dil eğitimine gideceğim.

Akademik araştırmalara gelecek olursak geçen yıl  öğrenci temsilci kurulumuzun başlattığı Bilimsel Araştırma Teşvik Programı (BATEP) ile lisans öğrencilerinin araştırma süreçlerinde yer alması daha da kolaylaştırıldı. Bu program sayesinde ilginizi çeken konular hakkında çalışan alanında uzman hocalarla eşleştiriliyorsunuz ve seçtiğiniz hocanın bünyesinde çalışma yapabiliyorsunuz. Akademik olarak parlak olmamama rağmen merak ettiğim konular doğrultusunda Sema Dumanlı Oktar’ın antenlerle ilgili çalıştığı laboratuvardaki BATEP öğrencilerinden biriyim. 3D printing ile vücudun elektromanyetik özelliklerini taklit edebilecek vücut modelleri üzerine çalışmaktayım. BATEP’in yanı sıra öğrencilerin kendi kendilerine yürüttükleri drone(Air Benders), otonom araba(BURST) gibi ilginç projeler de mevcut.